Yapay Zeka Destekli İçerik Üretimi

Samet Şekerci Samet Şekerci

Yapay Zeka Destekli İçerik Üretimi

Yapay zeka ile içerik üretimi, çoğu kişinin düşündüğü gibi “bir komut verip içerik almak” kadar basit bir konu değil. Evet, ilk taslakları saniyeler içinde çıkarır; ama asıl değer, üretimi bir sisteme oturttuğunda ortaya çıkar. Sistem olmadığında yapay zeka hızlı üretir fakat ortaya çıkan şey genellikle üç problem taşır: hedef kitlesi belirsizdir, tonu tutarsızdır, yayınlandıktan sonra düzeltme maliyeti yükselir.

Bu yüzden iyi bir içerik üretim düzeni, araçlardan önce kararlarla başlar: Kime hitap ediyorsun, hangi formatta neyi başarmak istiyorsun, içerik hangi sınırlar içinde kalmalı? Yapay zeka bu kararları senin yerine vermez; ama kararların netse üretimi dramatik biçimde hızlandırır.

Üretimin omurgası: Kapsam, ton ve sınırları netleştirmek

İçerik üretimindeki en pahalı hata, “çok güzel ama yanlış” içeriktir. Yanlış; bazen yanlış bilgi anlamına gelir, bazen yanlış hedef kitle, bazen de marka diliyle uyumsuz bir vaat. Yapay zeka özellikle bu üç alanda risklidir; çünkü akıcı ve ikna edici yazdığı için sorunlar ilk bakışta fark edilmeyebilir.

Bu nedenle başlangıçta kısa bir çerçeve belirlemek üretimi yavaşlatmaz; aksine toplam süreyi azaltır. Çerçeve dediğimiz şey şunları netleştirir:

  • İçerik kim için? (başlangıç seviyesi mi, teknik ekip mi, öğrenci mi)
  • İçeriğin görevi ne? (öğretmek mi, ikna etmek mi, yönlendirmek mi)
  • Ton nasıl olmalı? (samimi, öğretici, kurumsal, esprili)
  • Hangi noktaya kadar gideceğiz? (kapsam) ve neleri özellikle dışarıda bırakacağız? (sınır)

Bu dört karar netleştiğinde, yapay zekadan alacağın her çıktı daha az “genel” olur. Genellik, hızla üretildiği için cazip görünür; ama pratikte içeriğin etkisini düşürür.

Metin ve blog üretimi: Yapay zekayı “taslak motoru” gibi kullanmak

Metin içerikte en büyük zaman kaybı, boş sayfaya bakıp nereden başlayacağını bilememektir. Yapay zekanın burada katkısı, seni “başlangıç” aşamasından “düzenleme” aşamasına hızlı taşımaktır. Düzenleme aşaması ise daha kontrol edilebilir ve daha kaliteli bir aşamadır.

Metin üretirken iki aşamalı ilerlemek daha doğru sonuç verir:

  • Önce iskelet: başlıklar ve her başlık altında anlatılacak maddeler
  • Sonra paragraf üretimi: iskelete göre metni doldurmak

Bunun sebebi basit: İskelet, metnin rota çizgisidir. İskelet olmadan yazdırdığında yapay zeka çoğu zaman konu içinde dolaşır, aynı fikirleri farklı kelimelerle tekrar eder veya kritik bir noktayı yüzeysel geçip daha az önemli bir noktayı uzatır. İskelet, “önem sırası”nı kilitler.

Metin tamamlandıktan sonra yapılacak düzeltmelerin ana odağı “daha güzel yazmak” değil, “daha net ve daha doğru yazmak” olmalıdır. Çoğu yapay zeka metninde şunlar temizlenince kalite bariz artar:

  • Aynı düşüncenin birkaç kez yeniden söylenmesi
  • Belirsiz ve ölçüsüz iddialar (“kesinlikle”, “her zaman”, “tamamen”)
  • Okurun yapamayacağı kadar büyük vaatler
  • Somut örnek eksikliği

Örnek eklemek burada kilit bir hamledir; çünkü yapay zekanın metni “doğru” görünse bile okur, uygulamaya geçtiğinde ne yapacağını anlayamayabilir. Bir örnek, metni bilgi olmaktan çıkarıp talimata yaklaştırır.

Görsel üretimi: Estetikten önce mesaj ve kullanım alanı

Görsel üretiminde en yaygın hata, görseli “tek başına güzel bir obje” gibi düşünmektir. Sosyal medya, ders sayfası, duyuru, kapak, carousel gibi bağlamlarda görselin görevi çoğu zaman şudur: Mesajı hızlı okutmak, dikkati doğru yere çekmek ve bir sonraki aksiyona alan bırakmak.

Bu yüzden görsel üretimde asıl başarı, “güzel”den önce “kullanışlı” olmaktır. Kullanışlılık şu sorularla netleşir:

  • Bu görsel nerede kullanılacak? (story mi, post mu, web sayfası mı)
  • Üstüne metin binecek mi?
  • Kullanıcı 2 saniyede ne anlamalı?
  • Marka diliyle uyum nasıl sağlanacak? (stil, renk, ikonografi, hissiyat)

Prompt’larda “başlık alanı bırak” gibi bir kural koymanın etkisi, çoğu kişinin sandığından büyüktür. Çünkü yapay zekanın ürettiği görseller genellikle kadrajı tamamen doldurur; metin eklenince görsel boğulur. Başlık alanı, görselin tasarım açısından nefes almasını sağlar ve mesajı okunur kılar.

Varyasyon üretmek de görselin kalitesini artırır; çünkü tek denemede “doğru kompozisyonu” bulmak zordur. Yapay zekanın avantajı, aynı brief ile 6–12 alternatif üretebilmesidir. Böylece seçim yapar, sonra seçtiğin versiyonu iyileştirirsin; bu tersine çalışmaktan daha verimlidir.

Ses üretimi: Metni konuşma diline çevirmeden kalite gelmez

Ses içerikte insanlar “yapay” hissi genellikle sesten değil, metinden alır. Yazı diliyle yazılmış cümleler seslendirilince mekanik durur. Bu nedenle ses üretiminde kritik adım, metni konuşma diline çevirmektir. Kısa cümleler, net vurgu noktaları ve doğal geçişler; sesin algısını doğrudan değiştirir.

Teknik içerikte bir de telaffuz problemi çıkar. Marka adları, yabancı terimler, isimler… Bunları baştan belirlemek, “üretimden sonra düzeltme” işini azaltır. Ses dosyasını üretip yanlış telaffuzları tek tek aramak, toplam sürede gereksiz maliyet yaratır.

Bir diğer pratik gerçek: Seslendirme metni, blog metninin aynısı olmamalıdır. Blog okunur, ses dinlenir. Dinlemede ritim ve tempo, anlamın bir parçasıdır. Bu nedenle ses metni genellikle daha kısa, daha direkt ve daha “nefesli” bir yapıda olmalıdır.

Video üretimi: Başarının büyük kısmı senaryoda belirlenir

Kısa video üretiminde montaj, görsel kalite veya efektler önemlidir; ancak izlenme tutma ve mesaj aktarımı çoğunlukla senaryoyla belirlenir. Çünkü kısa videoda zaman sınırlıdır: Bir cümle fazla olsa izleyici çıkar. Bu yüzden video planı “tek mesaj” mantığıyla kurgulanmalıdır.

En verimli yapı şudur:

  • İlk saniyelerde merak veya vaat (hook)
  • Çok kısa, maddeli bir değer aktarımı
  • Tek bir örnek veya mini demo
  • Tek bir aksiyon çağrısı

Bu kurgunun nedeni platform davranışlarıdır: İnsanlar hızlı tüketir, dikkatleri bölünür. Yapay zeka burada özellikle iki şeyde çok işe yarar: Senaryo varyasyonları üretmek ve sahne/sıra planı (shot list) çıkarmak. Shot list, çekim sürecini netleştirir; “ne çekecektik?” sorusunu ortadan kaldırır ve çekim-montaj koordinasyonunu kolaylaştırır.

Ekranda görünen metinlerin ayrıca yazdırılması da üretimi hızlandırır. Çünkü kısa videoda ekran metni, izleyicinin “ses kapalı” izleme davranışını da destekler. Metinler uzun olursa okunmaz; kısa olursa mesaj netleşir.

Kaliteyi kalıcı kılan şey: Tek seferlik üretim değil, standart

Yapay zeka ile içerik üretiminde süreklilik istiyorsan, üç standardı oturtman gerekir:

  • Marka tonu ve kelime tercihleri (aynı kavrama her seferinde farklı isim verme)
  • Doğruluk ve risk kontrolü (iddia/kaynak/hassas kullanım çizgisi)
  • Paketleme (aynı konudan farklı formatlara dönüşüm)

Standartlar “yaratıcı” olmayı öldürmez; tersine üretimi güvenli ve hızlı hale getirir. Yaratıcılık, standartların içinde yön bulduğunda daha tutarlı sonuç verir.

Kopyala–yapıştır prompt şablonları

Aşağıdaki şablonlar, belirsizliği azaltmak için “format + kısıt + çıktı” mantığıyla hazırlanmıştır.

Metin iskeleti

“(KONU) hakkında (HEDEF KİTLE) için bir içerik planı üret.
Ton: (samimi/kurumsal).
6–8 başlık ver, her başlık altında 3–5 maddeyle ne anlatılacağını yaz.
Gereksiz tekrar yapma, somut örnek öner.”

Metin taslağı

“Bu plana göre tam metin yaz.
Kısa paragraflar kullan. Ölçüsüz iddialardan kaçın.
Her ana bölümde en az bir somut örnek ver.”

Görsel

“(MESAJ) temasını anlatan, (STİL) tarzında, (ÖLÇÜ) uyumlu görsel üret.
Başlık için boş alan bırak. Sade arka plan kullan.
Ana objeler: (…).”

Seslendirme metni

“Aşağıdaki metni konuşma diline çevir.
Süre hedefi: (… sn). Ton: (…).
Vurgulanacak kelimeleri kalın işaretle. Metin: (…).”

Kısa video senaryosu

“(KONU) için 45 saniyelik dikey video senaryosu yaz.
Hook + 3 madde + 1 örnek + 1 CTA olacak.
Shot list ve ekranda görünecek kısa metinleri ayrıca üret.”

Telif ve etik: Üretim hızlandıkça hatanın maliyeti artar

İçerik üretimi ölçeklenince, küçük ihlaller bile büyür. Özellikle:

  • izin gerektiren yüz/ses benzetimleri,
  • üçüncü taraf müzik ve görsel kullanımı,
  • doğrulanmamış iddialar

Bu konularda basit bir “yayın öncesi kontrol” rutini koymak, sonradan geri çekme veya itibar riski yaşama ihtimalini ciddi azaltır.

Diğer Yazılar

2026’da Yazılım Dünyasında Büyüme Stratejileri

2026 yılına girerken yazılım dünyasında büyüme artık yalnızca daha fazla trafik almak anlamına gelmiyor. Markalar…

2026’da Yazılımcı Olmak: Artık Sadece Kod Yazmak Yeterli mi?

2026’da “yazılımcı” tanımı, yalnızca kod yazan kişiden çok daha fazlasını ifade ediyor. Kod hâlâ işin…

Yazılım Eğitiminde Yeni Dönem: Canlı Eğitim mi, AI Mentor mu?

Yazılım eğitimi, son yıllarda yalnızca içerik bakımından değil, öğrenme modelleri açısından da köklü bir dönüşümden…